top of page
  • Yazarın fotoğrafıZeynep Seda Uslu

Cev Şampiyonlar Ligi Yarıfinali

Güncelleme tarihi: 26 Tem 2023


cev-şampiyonlar-ligi-yarıfinali
Cev de Türk Finali

Bu sezon Avrupa’nın en büyük kupası olan Cev Şampiyonlar Ligi Yarıfinali 'ne gelindiğinde üç Türk takımını sahada görmenin sevincini yaşıyoruz. Yıllardır mücadele ettiğimiz güçlü Conegliano ve Milano gibi ekipleri gruplarda ve çeyrek finalde eleyerek ilerlemenin haklı gururuyla son dörtlüye sadece tek bir İtalyan ekip kalışına şahit olduk. O da yıldız oyuncusu yine bir Türk olan Novara.


Şimdi herkesin önce Tokyo Olimpiyatları’nda 5. olmuş bir Milli Takımımız olduğunu da hatırlatarak Türk kadın voleyboluna bu harika temsil sebebiyle saygıyla selam vermesini tekrardan isteyeceğim. Oralara da yıllarca emek verilerek, adım adım gelindi. Kulüp seviyelerinde kürsü ve şampiyonluğa yıllardır geliyorduk, istikrarla sürdürdük ve artık domine ediyoruz denebilir. Bilenler bilmeyenlere anlatsın, bilmeyenler de kalkıp ‘Ama Kore maçı …’ diye bir cümle kurmasın; oturup spor tarih okusun ve hatta hangi meslekte başarı istiyorsa bu branşın çalışma disiplinini örnek alsın.


Öncelikle yarı final ilk eşleşmesinin ilk maçında Eczacıbaşı deplasmanda 2-0’dan 3-2’ye taşıdığı maçı kaybetse de dirençli oyunu sayesinde İstanbul’daki maç için umutlarımızı yükseltti. Ayrıca bu sezon favori çıktığı maçta (Dünya Kulüpler Şampiyonası Ankara) kaybetmenin acısını deneyimleyen ve aynı hataya bir daha düşmeden savaşan bir takım görüntüleri var. Zorluğun içinden ekip halinde çıkmayı bilerek İstanbul’daki maçta izleyicisine de coşku veren bir performansla 3-0 kazandı ve finalin Türk düellosu olacağını bize müjdeledi. Bu galibiyet sayesinde gururumuz perçinlendi.


Sonrasında yarı finalin ikinci eşleşmesi ikinci maçında ise ilk maçı Vakıfbank gibi marka ismi 3-0 yenen, ‘Durdurulamıyorlar’ denilen genç starlarıyla Fenerbahçe favoriydi. “11 yıl sonra tekrar şampiyonluk gelir mi” dendi, “11 yıl önceki şampiyona kadroyla maç yapsa ne olurdu” dendi, “Hücum güçleri çok genç, senelerce şampiyonluk adayı olurlar” dendi. Sonra maç başladı, Fenerbahçe biraz üstün başladı hatta. Ama Vakıfbank en iyi yaptığı şeylerden birini yine yaptı, sayı sayı oynadı. Skordan bağımsız, geçmiş şanından ve şampiyonluklarından bağımsız sadece sayı sayı, sabırla o an yapılması gerekenleri yaparak oynadı. Kaybetse de mücadele etmeden o sahadan çıkmayacağını gösteriyordu.


Bu voleybolda görünmeyen ama hissedilen en rahatsız edici durumdur. Topu hücumla öldürmek istersin, rakibin defansıyla seni öldürür. İşte o an rahatsızlıkla ne kadar rahat olabildiğin önem kazanır. Aklına maç sonuyla ilgili felaket senaryoları gelebilir, favori olduğun maçı binlerce seyirci önünde kaybetme kaygısı gelebilir, yaptığın hatadan utanma ve pişmanlık duygusu tüm bedenini basabilir. Bunlar olabilir ama asıl mesele senin tüm bunlarla ne yaptığındır.


Bu kadar elit seviyedeki spor müsabakalarında en ayırt edici unsur her zaman mental güç olur. Çünkü profesyonel sporda herkesin fiziksel, taktiksel ve tekniksel hazırlıkları artık çok üst seviyede. Onlar zaten olmazsa olmaz; elle tutulur ölçümlenebilir istatistikler ve rakamlarla mevcut. Zihinsel gücün hazırlığı ise bazen göz ardı ediliyor veya zihnin kendi başının çaresine bakması bekleniyor. Fakat ‘Akış’ı bozan rahatsızlıklarla rahat olabilmek, an’da kalarak skordan bağımsız sayı sayı yolu yürümenin asıl ustalık olduğunu anlayabilmek çok önemli. Elbette bu durumlar zihinsel hazırlık gerektiriyor.


Nitekim Vakıfbank yolda kalarak ustalığını gösterdi. Fenerbahçe ise usta olma yolunda bir fırsatı kaçırdı. Gelecekte mutlaka başka fırsatlar yakalayacak kadar genç starları var ve şu anki zor duygular o zaman geldiğinde yapabileceklerinin hammaddesini oluşturacaktır. Belki de şimdiden zihinsel antrenmanların başlamasına sebep olacaktır.

Sonuç olarak Mayıs ayındaki final için sadece arkamıza yaslanıp Avrupa’nın en büyüğü hangi Türk takımı olacak diye bekleme gururuna sahibiz. Çok harika bu duygu gerçekten ve bu büyük keyif için çok teşekkürler tüm ekiplere. Yaşasın Türk voleybolu…


Sevgiler,


Zeynep Seda Uslu


48 görüntüleme0 yorum

Son Yazılar

Hepsini Gör

USTALIK YOLUN KENDİSİDİR

Sporda müsabaka esnasında saha tam da gladyatörlerin arenası gibidir. Sporcu ve antrenör orada baskıyı, stresi, kaygıyı, heyecanı, hüznü,...

bottom of page